Fatih Koz İle Oyundan Oyuna Vol. 3

2 Ağustos 2008 Cumartesi

Rise Of Nations oynadık ! Efsaneyi uyandırdık ! Bunu yaptık ! İş yerinde indirmiş sayın Fatih Koz, bir iki kez denemiş, güzel oyunmuş. Evet. Hiç bir fikrim yoktu oyun hakkında. Nerden bilebilirdim şu an çıkan strateji oyunlarına bile kafa tutabileceğini? Evet işte, hala güzel Rise Of Nations. Hala oynanıyor. Başlarda zorluk çektim tabii. Sayın Fatih Koz'u soru yağmuruna tuttum, o ne , bu ne işe yarar diye.. Ama öğrenmem kısa sürdü ve hemen Lan Game kısmından kapışma kararı aldık. İlk önce 4 tane bilgisayar koyduk oyuna. (Age of tarzı) Sonra ulan baktık bunlar birbirini bombalamaya başlıyor, oyundan zevk alamıyoruz, teke tek atalım dedik. Hemen Almanları seçti bizimki.. Ben de Türkleri seçtim. Alay etti hemen tabii. =) 

Neyse efenim, başladık oynamaya. İkimizin de uzun bir süre ordusu yoktu. Yani herhangi bir şekilde 2-3 askerle bile oyun kazanılabilirdi. Ancak biz savaşmayı değil gelişmeyi tercih ettik. Eee hâl böyle olunca, gösterdim değerli Fatih Koz'a ekonomi nasıl büyür, çağ nasıl atlanırmış..! Daha Fatih Koz eşşeklerle ticaret yaparken ben arabayı icat etmiş, sayın Fatih Koz arabayı ve beton yolu yeni yeni buluyorken ben tankları, füzeleri düşünüyor, diktiğim Piramidi, Özgürlük Anıtını falan düşünüyor idim.. O halde saldırsaydım kesinlikle biterdi oyun. Çünkü ben nükleer üretime geçtiğimde o bayağı geride idi bu konularda. 8 adet ayrı ayrı şehrim vardı. Tabii ağabeyimizin de boş durduğunu söyleyemeyiz. O da gelişmiş kendince. Düzenli iki adet ordu yapmış. Biri sağdan, biri soldan basacak yani beni.. Uzun bir bekleyişten sonra kendisi de nükleer füzeler yaptı ve bana doğru çevirdi. Savaş her an başlayabilirdi. İlk önce bir ordusunu benim şehirlerime yaklaştırmaya başladı.. Saldırmadan haritanın dibine kadar indi. Kendisine bunun bir hata olduğunu, yapmaması gerektiğini, ülkem için tehdit oluşturduğu sürece ona saldırma olasılığım bulunduğunu söyledim aziz bir başkan olarak. Dinlemedi. Kendi ülkesinden şehrime bir adet füze gönderdi. Aynı anda öteki askerleri de saldırmaya başladı. Kendisine tekrardan bu yaptığının hata olduğunu söyledim, kıs kıs güldü. E o halde, günah bizden gitti. Berlin'in ortasına hayvansı büyüklükte nükleer füzeyi yolladım. Koca şehir yok oldu ! Hemen ardından bir başka noktaya yolladım.. Orası da yok oldu. Bizimkisi olum nükleer kullanma ben kullanıyor muyum falan dedi. :) Acımam ben diye yanıt verdim galiba. Tam bilemiyorum. Ama öyle küstahlık ettim yani. Sonra ikinci ordusunu üstüme yolladı. Bu noktada iyi çarpışmalar oldu ve galip taraf benim ordum oldu ehehehe. Bizimkisi hemen tank vs basmaya başlamış, istilâ edeceğimi bildiği için defans hazırlıklarına koyulmuştu. Ordularımın ilk hedefi yıkık dökük olan Berlin'di. Önce kalbi sökmeliydim çünkü.. Bu arada Nükleer Füzeleri yollamaya devam ettim. Yıkılmamış bir adet şehri kalmamıştı. O mükemmel Alman panzerlerinin üzerine de bir nükleer attım, böylece güvenebileceği bir şey de kalmadı.. Zafer artık kesinlikle benimdi. Ülkemin üzerine saldırdı haince bir atakla. Bomba yüklü uçaklar özel yaptığım şaheserlerden birini yok etti ve üslerine geri döndüler. O uçaklar üslerine iner inmez kafalarına nükleer yediler tabii. Sanırım Fatih bey nükleer atmamı istemedi zira kendisi de atmadı. Şayet daha evvelden bildirseydi atmazdık efendim. Meğer bir sınır varmış. Onu aşınca dünya yok oluyormuş aşırı nükleerden. Biz nerden bilelim öyle şeyleri.. Ama son 2 nükleeri atmayacaktım. Zaten istilâ edilmemiş şehri de kalmamıştı. Fakat burada aptallığım tuttu. Yanlış bir fare haraketi ile 2 nükleerin birini cruz sanarak, diğerini de yanlışlıkla biri Fatih bey'in , biri kendi üstüme olarak ateşledim. Ateşlememle birlikte bütün ön savunma hattım yok oldu. Demek ki Fatih Koz bombaları buraya atsa imiş, başarı şansı artacakmış. (ikinci bir savunma hattım elbette mevcuttur, bakmayın siz.)Neyse efenim, son bomba ile dünya yok oldu. Kimse kazanamadı. Sonuçlarda gördük ki en iyi ekonomi ve gelişme bende, en iyi ordu Fatih Koz'da. Buradan ne ders çıkacak ? Fazla veya iyi ordu her zaman işe yaramayabilir. Düzgün bir strateji ve akıllıca bir savunma koca orduyu yok edebilir ve ufak bir tank bölüğü Berlin'e böylece elini kolunu sallayarak girebilir.

Herşey stratejik zekâya bakar. Bunu iyi kavrasın sayın Bora Fatih. 

Yüce Türk Emir Generalden kucak dolusu selamlarla.. 

From Berlin.

0 yorum: